
Reklamcılıktan satışa, satıştan üretim müdürlüğüne — yaklaşık 15 yıl boyunca beyaz yaka olarak çalıştım. Farklı sektörlerde, farklı roller üstlendim. Kariyerim vardı, yolum vardı.
Sonra ilk oğlum doğdu.
O andan itibaren bütün önceliklerim değişti. Kendimi listenin en sonuna koydum ve işi bıraktım. Bu kararı bilinçli verdim. Pişman değilim.
Pandemi döneminde evde kalırken bile duramadım.
E-ticaret ve danışmanlık eğitimleri aldım, İngiltere'de bir şirket kurdum. “Oğlum okula başlayınca mağazayı açarım” diye planladım. Anaokuluna 3,5 yaşında başlayabildi — tam o sırada ikinci gebelik haberini aldım.
İlk çocuğumu kendim büyütmüştüm. İkinciyi bir başkasının büyütmesi adaletli olmazdı bana göre. Yeniden kendimi listenin en sonuna koydum. Şirketi kapattım. Annelik şapkamı geri taktım.
Ama içimdeki ses susmadı.
İki çocukla hayat daha zordu — ama kendi hayallerimle ilgili bir şeyler yapma isteği içimde giderek büyüyordu. Kadınlar olarak ne çok rolü, ne çok yükümlülüğü sırtlandığımızı düşünüp duruyordum.
Yeniden çalışmak istediğimi söylemeye başladığımda etraftan sesler yükseldi:
“İyi de yani, seneler oldu evdesin — adam demeyecek mi?”
“Evde iki çocuk varken nasıl sabah gidip akşam geleceksin?”
“Bu saatten sonra ne yapacaksın işi gücü, otur evinde, keyfini çıkar.”
Benim hayallerim, benim isteklerim — kimsenin umrunda değildi. İşverenlerin de.
Kariyer molası = ele.
Bu molada ne yaptın diye kimse sormuyor.
Oysa ben dayanıklılığımı, problem çözme becerimi, kriz yönetmeyi, müzakereyi, iknayı — belki de en çok annelik döneminde geliştirmiştim.
Ve bu sadece benim hikayem değildi.
Milyonlarca kadın; görünmeyen emeğin, annelik cezasının, tedavi süreçlerinin, zorunlu şehir değişikliklerinin kariyerlerini elinden almasını öylece izlemek zorunda kalıyordu.
Burada yanlış olan bir şeyler vardı. Araştırmaya başladım. 121 kadınla anket yaptım. Sonuçlar çarpıcıydı. “Kariyerinize neden geri dönmek istiyorsunuz?” sorusuna en çok verilen iki yanıt şuydu: “Kendi gelirim olsun istiyorum” ve “İşe yaradığımı hissetmek istiyorum.” Pilot görüşmelerinde de durum farklı değildi: “Kendime olan güvenimi kaybettim. Kimse beni istemezmiş gibi geliyor.”
Asıl boşluk kariyerlerinde değildi. Sistemdeydi.
Kaldığın Yerden'i bunun için kurdum.
Siteye gelen her kadına şunu hissettirmek istiyorum: yalnız değilsin. Burada yargılanmıyorsun, eleştirilmiyorsun, görmezden gelinmiyorsun. Kaldığın Yerden; seni dinlemek, “artık güvende” olduğunu hissettirmek, görünmeyen özgeçmişini görünür hale getirmek ve sende zaten var olan gücü yeniden keşfetmeni sağlamak için kuruldu.
Merve Gamze Kurtkesen
Kurucu, Kaldığın Yerden




